Hata Yapma Korkusu Neden Gelir?
Hata Yapma Korkusu Neden Gelir?
Hata yapmak hayatın doğal bir parçasıdır. Öğrenirken, çalışırken, ilişkiler kurarken, karar verirken ve yeni bir şey denerken hata yapma ihtimalimiz her zaman vardır. Buna rağmen bazı insanlar için hata yapmak yalnızca istenmeyen bir durum değildir; yoğun bir korkunun, kaygının ve kaçınmanın kaynağı haline gelebilir.
“Ya yanlış yaparsam?”, “Ya insanlar beni eleştirirse?”, “Ya başarısız olursam?”, “Ya verdiğim kararın yanlış olduğu ortaya çıkarsa?” gibi düşünceler kişinin günlük yaşamında giderek daha fazla yer kaplayabilir.
Hata yapma korkusu bazen kişinin bir işe başlamasını engeller. Bazen karar vermeyi zorlaştırır. Bazen kişi yaptığı işi defalarca kontrol eder, sürekli başkalarının onayını almak ister veya en küçük hatasını bile uzun süre zihninde tekrar tekrar düşünür.
Bu durum dışarıdan bakıldığında “fazla düşünmek”, “mükemmeliyetçilik” ya da “kendine güvenmemek” şeklinde görülebilir. Ancak hata yapma korkusunun altında çoğu zaman kişinin kendisiyle, başarısızlıkla, eleştirilmekle ve kabul görmekle ilgili daha derin inançları bulunabilir.
Örneğin kişi için hata yapmak yalnızca bir davranışın yanlış olması anlamına gelmeyebilir. Bilinçdışı düzeyde hata yapmak; yetersiz olmak, değersiz hissetmek, eleştirilmek, sevilmemek veya kontrolü kaybetmek ile eşleşmiş olabilir.
Bu nedenle hata yapma korkusunu anlamak için yalnızca “Neden hata yapmaktan korkuyorum?” sorusuna değil, aynı zamanda “Benim için hata yapmak ne anlama geliyor?” sorusuna da bakmak gerekir.
Hata Yapma Korkusu Nedir?
Hata yapma korkusu, kişinin yanlış karar verme, başarısız olma, eleştirilme veya beklentileri karşılayamama ihtimaline karşı yoğun kaygı yaşaması olarak tanımlanabilir.
Her insan zaman zaman hata yapmaktan çekinebilir. Önemli bir toplantı öncesinde, sınavdan önce, yeni bir işe başlarken veya önemli bir karar verirken “Acaba doğru yapabilecek miyim?” diye düşünmek oldukça doğaldır.
Ancak korku kişinin davranışlarını belirlemeye başladığında durum farklılaşır.
- Bir işe başlamayı sürekli ertelemek,
- Karar vermekte aşırı zorlanmak,
- Basit kararları bile defalarca düşünmek,
- Hata yapmamak için hiçbir şey denememek,
- Eleştirilmekten aşırı derecede kaçınmak,
- Yapılan işi tekrar tekrar kontrol etmek,
- Başkalarının onayına sürekli ihtiyaç duymak,
- Başarısız olma ihtimali nedeniyle fırsatları geri çevirmek,
- Küçük bir hatayı bile zihinde uzun süre büyütmek,
- “Mükemmel değilse hiç yapmayayım” düşüncesine kapılmak
gibi davranışlar hata yapma korkusunun yaşamı daha fazla etkilediğini gösterebilir.
Hata Yapmaktan Korkmak Normal Midir?
Evet. Belirli ölçüde hata yapmaktan çekinmek normaldir.
İnsanların davranışlarının sonuçlarını düşünmesi, yaptığı işin iyi olmasını istemesi ve başkaları tarafından nasıl değerlendirileceğini önemsemesi sosyal yaşamın doğal bir parçasıdır.
Sorun, hata yapma korkusunun kişinin hayatını yönetmeye başlamasıdır.
Örneğin bir kişi bir sunumda küçük bir hata yapmaktan çekindiği için günlerce hazırlanabilir. Bu hazırlık işlevsel olabilir. Fakat aynı kişi sunum yapma ihtimali nedeniyle iş fırsatlarını reddediyorsa veya sunum sırasında yaptığı küçük bir hatayı haftalarca düşünüp kendisini eleştiriyorsa korku artık işlevselliğini kaybetmeye başlamış olabilir.
Buradaki temel ayrım şudur:
Hata yapmaktan kaçınmak mı hayatınızı koruyor, yoksa hayatınızı sınırlandırıyor mu?
Hata Yapma Korkusunun Altında Ne Var?
Hata yapma korkusunun tek bir nedeni yoktur. Kişinin çocukluk deneyimleri, yetiştirilme biçimi, geçmişte yaşadığı eleştiriler, başarıya yüklediği anlam, özsaygısı, mükemmeliyetçilik eğilimi ve yaşadığı travmatik deneyimler bu korkunun oluşmasında rol oynayabilir.
Çoğu zaman kişinin zihnindeki temel mesele hata değildir.
Hatanın ardından ne olacağından korkmaktır.
“Hata yaparsam ne olur?” sorusunun altında bazen şu düşünceler bulunabilir:
- “Yetersiz olduğumu düşünürler.”
- “Beni ciddiye almazlar.”
- “Eleştirilirim.”
- “Rezalet olur.”
- “Başarısız biri olduğum ortaya çıkar.”
- “İnsanlar benden uzaklaşır.”
- “Kontrolü kaybederim.”
- “Bir daha toparlayamam.”
- “Kendime olan saygımı kaybederim.”
Dolayısıyla hata yapma korkusunu anlamak için kişinin hata kavramına yüklediği anlamı incelemek önemlidir.
1. Çocuklukta Sürekli Eleştirilmek
Hata yapma korkusunun önemli kaynaklarından biri çocukluk döneminde hataların nasıl karşılandığıdır.
Çocuklar yalnızca söylediklerimizi değil, hatalara nasıl tepki verdiğimizi de öğrenir.
Bir çocuk hata yaptığında sürekli aşağılanıyor, küçümseniyor, başkalarıyla kıyaslanıyor veya sevgiden mahrum bırakılıyorsa zaman içerisinde şu tür bir öğrenme gelişebilir:
“Hata yapmak tehlikelidir.”
Çocuk için hata artık öğrenme sürecinin bir parçası olmaktan çıkar ve utançla ilişkilendirilebilir.
“Bunu nasıl yapamadın?”
“Senden bunu beklemezdim.”
“Bak arkadaşın ne kadar başarılı.”
“Bir şeyi de doğru yap.”
gibi tekrarlanan ifadeler zaman içerisinde çocuğun kendisiyle ilgili algısını etkileyebilir.
Çocuk büyüdüğünde hata yaptığında yalnızca yaptığı davranışı değerlendirmek yerine kendisini değerlendirmeye başlayabilir.
“Yanlış yaptım.” demek yerine:
“Ben beceriksizim.”
diye düşünebilir.
2. Başarıya Fazla Anlam Yüklemek
Bazı kişiler için başarı yalnızca bir sonuç değildir. Başarı, kişinin kendisini değerli hissetmesinin temel yollarından biri haline gelir.
Bu durumda başarısızlık yalnızca bir hedefe ulaşamamak değildir.
Kişi bunu kendi değerine yönelik bir tehdit olarak algılayabilir.
Örneğin:
“Başarılıysam değerliyim.”
inancı varsa, bunun karşı tarafında:
“Başarısız olursam değersizim.”
inancı bulunabilir.
Bu düşünce hata yapma korkusunu oldukça güçlendirebilir.
3. Mükemmeliyetçilik ve Hata Yapma Korkusu
Mükemmeliyetçilik, hata yapma korkusuyla sıkı şekilde ilişkili olabilir.
Mükemmeliyetçi kişi çoğu zaman yalnızca başarılı olmak istemez. Başarının belirli bir standartta ve kusursuz şekilde gerçekleşmesini ister.
Bu nedenle küçük bir hata bile zihinde olduğundan çok daha büyük bir anlam kazanabilir.
Bir raporda küçük bir yazım hatası yapan kişi bütün çalışmasını başarısız kabul edebilir.
Bir görüşmede bir cümleyi yanlış ifade eden kişi gün boyunca o cümleyi düşünebilir.
Bir sınavda birkaç soru yanlış yapan öğrenci aldığı puanı değil, yanlış yaptığı soruları düşünebilir.
Burada sorun çoğu zaman hatanın kendisinden çok kişinin kendisine koyduğu standarttır.
4. Eleştirilme Korkusu
Hata yapma korkusu çoğu zaman eleştirilme korkusuyla birlikte görülür.
Kişi “Yanlış yaparsam ne olur?” diye düşündüğünde aslında “Başkaları benim hakkımda ne düşünecek?” sorusunu da düşünüyor olabilir.
Bu durum özellikle sosyal değerlendirmeye duyarlılığı yüksek kişilerde daha belirgin hale gelebilir.
Kişi:
- Yanlış anlaşılmaktan,
- Komik duruma düşmekten,
- Yetersiz görünmekten,
- Bilgisiz olduğu düşünülmesinden,
- Eleştirilmekten
korkabilir.
Sonuç olarak kişi kendisini korumak için giderek daha fazla kaçınmaya başlayabilir.
5. “İnsanlar Ne Der?” Düşüncesi
Toplumsal ve ailevi beklentiler de hata yapma korkusunun gelişmesinde etkili olabilir.
Özellikle kişinin uzun yıllar boyunca “el âlem ne der?” yaklaşımıyla yetişmesi, başkalarının değerlendirmesini kendi değerlendirmesinin önüne koymasına neden olabilir.
Bu durumda kişi kendi kararlarını verirken:
“Ben bunu istiyor muyum?”
sorusundan önce:
“İnsanlar bunu nasıl karşılar?”
diye düşünmeye başlayabilir.
Başkalarının düşüncelerine göre yaşamak ise kişinin kendi seçimlerine güvenmesini zorlaştırabilir.
6. Geçmişte Yaşanan Başarısızlıklar
Bazen hata yapma korkusunun temelinde geçmişte yaşanan belirli bir olay bulunabilir.
Örneğin kişi geçmişte önemli bir hata yapmış, bunun sonucunda ciddi şekilde eleştirilmiş veya utanç yaşamış olabilir.
Bu olayın ardından zihin benzer durumlarda tehlike sinyali verebilir.
“Bir daha aynı şey olmasın.”
düşüncesi başlangıçta koruyucu gibi görünür.
Ancak zaman içerisinde kişi yalnızca benzer olaylardan değil, hata ihtimali bulunan pek çok durumdan kaçınmaya başlayabilir.
7. Kontrolü Kaybetme Korkusu
Hata yapma korkusunun altında bazen yoğun kontrol ihtiyacı bulunabilir.
Kişi her şeyi önceden planlayarak, kontrol ederek ve olası bütün senaryoları düşünerek hata yapmayacağını düşünür.
Fakat hayat tamamen kontrol edilebilir değildir.
Ne kadar plan yapılırsa yapılsın belirsizlik her zaman vardır.
Kontrol ihtiyacı yükseldikçe kişi daha fazla düşünür, daha fazla kontrol eder ve daha fazla güvence arar.
Bu durum kısa vadede rahatlama sağlayabilir ancak uzun vadede kişinin belirsizliğe toleransını azaltabilir.
8. Özsaygı ile Hata Arasındaki Bağlantı
Sağlıklı özsaygı, kişinin yaptığı hatalarla kendi değerini birbirinden ayırabilmesini kolaylaştırır.
Bir insan hata yaptığında:
“Yanlış bir şey yaptım.”
diyebilir.
Fakat özdeğeri kırılgan olan bir kişi:
“Ben yanlış biriyim.”
şeklinde düşünebilir.
Bu iki düşünce arasında çok önemli bir fark vardır.
Davranışı değerlendirmek değişime alan bırakır.
Kişiliği tamamen başarısız ilan etmek ise kişinin kendisine yönelik umutsuzluk ve utanç hissetmesine neden olabilir.
9. Hata Yapma Korkusu Karar Vermeyi Nasıl Etkiler?
Hata yapmaktan korkan kişilerde karar verme süreci gereğinden fazla uzayabilir.
Basit bir seçim bile uzun süre zihinsel değerlendirmeye dönüşebilir.
“Acaba doğru mu?”
“Başka bir seçenek daha mı iyi?”
“Ya yanlış karar verirsem?”
“Ya daha sonra pişman olursam?”
“Bunu seçmem hata mıydı?”
gibi sorular tekrar tekrar düşünülebilir.
Bir noktadan sonra kişi doğru kararı bulmaya değil, yanlış karar vermekten kesin olarak kaçınmaya çalışır.
Oysa yaşamda bazı kararların tamamen risksiz olması mümkün değildir.
10. Hata Yapmamak İçin Hiçbir Şey Yapmamak
Hata yapma korkusunun en önemli sonuçlarından biri kaçınmadır.
Kişi yeni bir işe başvurmaz.
Yeni bir ilişkiye başlamaz.
Fikirlerini söylemez.
Yeni bir eğitim almaktan vazgeçer.
Bir projeye başlamayı erteler.
Çünkü hiçbir şey yapmadığında hata yapma ihtimali de azalmış gibi görünür.
Ancak bunun bedeli kişinin hayatındaki deneyimlerin azalması olabilir.
Hata yapmamak için yaşam alanını küçültmek, kişiye kısa vadede güven verirken uzun vadede özgüvenini daha da zayıflatabilir.
11. “Ya Başarısız Olursam?” Korkusu
Hata yapma korkusu ile başarısızlık korkusu birbirine oldukça yakındır.
Ancak ikisi tamamen aynı değildir.
Hata belirli bir davranışın veya kararın yanlış olmasıdır.
Başarısızlık ise kişinin bir hedefe ulaşamaması olarak değerlendirilebilir.
Fakat kişi bu iki kavramı kendi zihninde birleştirdiğinde:
“Hata yaptım = başarısızım.”
gibi bir düşünce ortaya çıkabilir.
Bu düşünce hata yapma ihtimalini çok daha tehdit edici hale getirir.
12. Hata Yapınca Neden Saatlerce Düşünürüz?
Bazı insanlar hata yaptıktan sonra olayın kendisinden çok uzun süre olay hakkında düşünür.
Konuşmayı tekrar tekrar hatırlar.
“Şunu söylemeseydim.”
“Keşke şöyle yapsaydım.”
“Acaba karşımdaki ne düşündü?”
“Neden böyle davrandım?”
gibi düşünceler zihinde dönebilir.
Bu süreç ruminasyon olarak adlandırılan tekrarlayıcı düşünme biçimiyle ilişkili olabilir.
Buradaki önemli nokta şudur:
Bir olayı analiz etmek ile aynı düşünceyi çözüm üretmeden tekrar tekrar düşünmek aynı şey değildir.
Analiz kişinin bir sonraki davranışını değiştirmesine yardımcı olabilir.
Ruminasyon ise çoğu zaman kişiyi geçmişte tutar ve kaygıyı artırabilir.
13. Hata Yapma Korkusu Özgüveni Nasıl Etkiler?
Hata yapmaktan sürekli kaçınan kişi zamanla kendi becerilerine güvenmekte zorlanabilir.
Çünkü özgüven yalnızca başarılı sonuçlardan oluşmaz.
Özgüven aynı zamanda kişinin:
- Yanlış yapabileceğini,
- Yanlış yaptığında bunu fark edebileceğini,
- Gerekirse düzeltebileceğini,
- Eleştiriyle baş edebileceğini,
- Her hatanın hayatını mahvetmeyeceğini
deneyimle öğrenmesiyle gelişir.
Hiç risk almayan kişi kendisine “Ben bunu yapabiliyorum” deme fırsatını da azaltabilir.
14. Hata Yapma Korkusu Kaygı Belirtisi Olabilir mi?
Hata yapma korkusu bazı kişilerde yoğun kaygı ile birlikte görülebilir.
Özellikle kişinin hata yapma ihtimalini sürekli düşünmesi, kaçınması, bedensel kaygı belirtileri yaşaması ve günlük işlevselliğinin etkilenmesi durumunda profesyonel değerlendirme yararlı olabilir.
Ancak yalnızca hata yapmaktan korkmak tek başına herhangi bir psikolojik bozukluk olduğu anlamına gelmez.
Kaygının kaynağını anlamak için kişinin yaşam öyküsü, düşünce biçimleri, ilişkileri, geçmiş deneyimleri ve mevcut koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
15. Hata Yapma Korkusu Sosyal Kaygıyla İlişkili Olabilir mi?
Bazı kişiler için hata yapmanın en korkutucu tarafı hata değil, insanların bunu görmesidir.
“Herkes benimle dalga geçecek.”
“Beni yetersiz bulacaklar.”
“Rezil olacağım.”
“Beni bir daha ciddiye almayacaklar.”
gibi düşünceler özellikle sosyal ortamlarda belirginleşebilir.
Bu nedenle hata yapma korkusu sosyal değerlendirilme korkusuyla birlikte ortaya çıkabilir.
16. Hata Yapma Korkusu Çocuklarda Nasıl Görülür?
Hata yapma korkusu yalnızca yetişkinlerde görülmez.
Çocuklar da hata yapmaktan korkabilir.
Örneğin çocuk:
- Ödev yaparken sürekli silip yeniden yazabilir,
- Yanlış cevap vermekten çekindiği için parmak kaldırmayabilir,
- Yeni etkinliklere katılmak istemeyebilir,
- Başarısız olacağını düşündüğü oyunları oynamayabilir,
- Yaptığı resmin güzel olmadığını düşünüp resmi göstermek istemeyebilir,
- Anne-babasını hayal kırıklığına uğratmaktan korkabilir.
Bu noktada çocuğa yalnızca “Hata yapmaktan korkma.” demek yeterli olmayabilir.
Çocuğun hata karşısında ne öğrendiğine bakmak gerekir.
“Hata yaptığımda hâlâ değerliyim.”
mesajı çocuğun gelişimi açısından oldukça önemlidir.
17. Aile Tutumu Hata Yapma Korkusunu Nasıl Etkiler?
Çocukların hata yapmaya yönelik tutumları aile ortamından etkilenebilir.
Her hatanın büyük bir problem olarak ele alındığı, başarının sürekli kıyaslandığı ve çocuğun performansının yoğun şekilde değerlendirildiği ortamlarda çocuk hata yapmayı tehdit olarak algılayabilir.
Bunun tam tersine, hataların konuşulabildiği ve düzeltmenin mümkün olduğu aile ortamlarında çocuk hataları daha doğal karşılamayı öğrenebilir.
Buradaki amaç çocuğun hatalarını önemsememek değildir.
Amaç, hata ile çocuğun değerini birbirinden ayırabilmektir.
18. Hata Yapma Korkusu İlişkileri Nasıl Etkiler?
Hata yapma korkusu yalnızca iş veya okul yaşamında ortaya çıkmaz.
İlişkilerde de görülebilir.
Kişi partnerine yanlış bir şey söylemekten, yanlış anlaşılmaktan veya ilişkiyi bozacak bir davranış yapmaktan korkabilir.
Bu nedenle sürekli kendisini kontrol edebilir.
“Acaba bunu söylesem kırılır mı?”
“Yanlış mı anladı?”
“Fazla mı konuştum?”
“Bunu yapmam doğru muydu?”
gibi düşünceler ilişki içinde rahat olmayı zorlaştırabilir.
İlişki doğal bir iletişim alanı olmaktan çıkıp sürekli doğru davranış sergileme sınavına dönüşebilir.
19. Hata Yapma Korkusu ve Onay İhtiyacı
Hata yapmaktan korkan kişiler başkalarının onayına daha fazla ihtiyaç duyabilir.
Karar vermeden önce birilerine danışmak rahatlatıcı olabilir.
Ancak kişi zamanla kendi kararlarına güvenmek yerine sürekli dışarıdan güvence aramaya başlayabilir.
“Sence doğru mu yaptım?”
“Bunu söylesem sorun olur mu?”
“Sence bu karar mantıklı mı?”
gibi sorular sıklaşabilir.
Başkasının onayını almak kısa süreli rahatlama sağlayabilir fakat kişinin kendi belirsizliğiyle baş etme becerisini geliştirmesini zorlaştırabilir.
20. Hata Yapma Korkusunu Azaltmak İçin Ne Yapılabilir?
Hata yapma korkusuyla başa çıkmanın ilk adımı kişinin kendisini “Neden böyleyim?” diyerek suçlamak yerine bu korkunun ne anlatmaya çalıştığını anlamasıdır.
Şu sorular üzerinde düşünmek yararlı olabilir:
- Hata yaptığımda kendime ne söylüyorum?
- Hata yapmak benim için ne anlama geliyor?
- Bir hata yaptığımda neden kendimi çok ağır eleştiriyorum?
- Çocukluğumda hatalara nasıl tepki verilirdi?
- Başarısız olduğumda değerimi kaybetmiş gibi mi hissediyorum?
- Başkalarının benim hakkımdaki düşüncelerini ne kadar önemsiyorum?
- Hata yapmamak için hangi fırsatlardan vazgeçiyorum?
- Bir yakınım aynı hatayı yapsaydı ona nasıl davranırdım?
21. “Hata Yaparsam Her Şey Mahvolur” Düşüncesini Sorgulamak
Hata yapma korkusunda sık görülen düşüncelerden biri felaketleştirmedir.
Kişi küçük bir hatanın çok büyük sonuçlara yol açacağını düşünebilir.
Bu durumda şu sorular yardımcı olabilir:
- Bu hatanın gerçek sonucu ne olabilir?
- En kötü ihtimal gerçekten ne kadar olası?
- Bu hata düzeltilebilir mi?
- Daha önce benzer bir hata yaptığımda ne olmuştu?
- Bu olay bir yıl sonra hayatımda ne kadar önemli olacak?
- Bir başkası aynı hatayı yapsaydı onu nasıl değerlendirirdim?
Bu sorular hatayı küçümsemek için değil, zihnin oluşturduğu felaket senaryosunu gerçekçi biçimde değerlendirmek için kullanılabilir.
22. Hata Yapmayı Öğrenmenin Bir Parçası Olarak Görmek
Hata yapmanın tamamen ortadan kaldırılması mümkün değildir.
Öğrenmenin önemli bir bölümü deneme, geri bildirim alma ve gerektiğinde düzeltme süreçlerinden oluşur.
Bu nedenle hedef:
“Hayatım boyunca hiç hata yapmayacağım.”
olmamalıdır.
Daha işlevsel hedef:
“Hata yaptığımda bununla baş edebileceğimi öğrenebilirim.”
olabilir.
Bu bakış açısı kişinin hata karşısındaki çaresizlik hissini azaltabilir.
23. Kendine Daha Şefkatli Konuşmak
Hata yapma korkusunu besleyen önemli unsurlardan biri kişinin kendi iç konuşmasıdır.
Hata yaptığında kendisine:
“Ne kadar beceriksizim.”
“Bunu bile yapamadım.”
“Her şeyi mahvettim.”
diyen bir kişinin kaygısının artması şaşırtıcı değildir.
Bunun yerine daha gerçekçi bir iç konuşma geliştirilebilir:
“Bir hata yaptım.”
“Bu durum hoşuma gitmedi ama düzeltmenin bir yolunu arayabilirim.”
“Hata yapmam değerimi belirlemiyor.”
“Bir sonraki sefer farklı davranabilirim.”
Burada amaç kendisine gerçek dışı olumlu cümleler söylemek değildir.
Amaç kendisine bir düşman gibi değil, gelişmeye çalışan bir insan gibi yaklaşabilmektir.
24. Hata Yapma Korkusu İçin Psikoterapi Ne Sağlayabilir?
Hata yapma korkusu kişinin yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa psikoterapi süreci bu korkunun altında bulunan düşünce, duygu ve deneyimlerin anlaşılmasına yardımcı olabilir.
Terapi sürecinde kişinin hata kavramına yüklediği anlam, mükemmeliyetçilik eğilimleri, özsaygı, eleştirilme korkusu, çocukluk deneyimleri, ilişkiler ve kaygı döngüleri ele alınabilir.
Buradaki amaç kişiye “Artık hiç hata yapmayacaksın.” demek değildir.
Amaç kişinin hata yapma ihtimali karşısında daha esnek, gerçekçi ve dayanıklı bir psikolojik yapı geliştirmesine yardımcı olmaktır.
25. EMDR Hata Yapma Korkusunda Kullanılabilir mi?
Hata yapma korkusu bazı kişilerde geçmişte yaşanan yoğun eleştiri, aşağılanma, başarısızlık, utanç veya travmatik deneyimlerle bağlantılı olabilir.
Özellikle geçmişte yaşanan bir olay bugün benzer durumlarda yoğun bir tehdit hissi oluşturuyorsa, terapist tarafından yapılan değerlendirme sonucunda EMDR gibi travma odaklı yaklaşımlar gündeme gelebilir.
Örneğin çocukluk döneminde yaptığı hatalar nedeniyle sürekli aşağılanan bir kişinin yetişkinlikte küçük bir hata karşısında yoğun utanç yaşaması mümkündür.
Burada günümüzdeki durum ile geçmişteki deneyim arasında psikolojik bir bağlantı bulunabilir.
EMDR çalışmasının uygun olup olmadığı kişinin öyküsü ve ihtiyaçları değerlendirilerek belirlenir. Her hata yapma korkusunun EMDR ile ele alınması gerektiği düşünülmemelidir.
26. Hata Yapma Korkusunu Yenmek Hemen Mümkün mü?
Hata yapma korkusu uzun yıllardır devam ediyorsa bir anda ortadan kalkmasını beklemek gerçekçi olmayabilir.
Çünkü kişinin yıllar boyunca geliştirdiği düşünce biçimleri, kaçınma davranışları ve kendisiyle konuşma şekli zaman içerisinde oluşmuştur.
Değişim de çoğu zaman aşamalı gerçekleşir.
Kişi önce korkusunu fark eder.
Sonra korkunun altında yatan düşünceleri tanımaya başlar.
Daha sonra kaçınma davranışlarını fark eder ve küçük adımlarla farklı davranmayı öğrenebilir.
Bu süreç kişiden kişiye değişir.
27. Hata Yapmaktan Korkuyorsanız Kendinize Şunu Sorun
Bir hata yapmaktan korktuğunuz anda kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:
“Ben gerçekten bu hatanın sonucundan mı korkuyorum, yoksa bu hatanın benim hakkımda söyleyeceği şeyden mi korkuyorum?”
Bu soru oldukça önemli olabilir.
Çünkü bazen kişinin korktuğu şey hata değildir.
Hatanın ardından kendisini “yetersiz”, “başarısız”, “değersiz” veya “kötü” olarak görmesidir.
Eğer mesele buysa üzerinde çalışılması gereken yalnızca hata yapma davranışı değil, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkidir.
28. Hata Yapmak ile Başarısız Olmak Aynı Şey Değildir
Bir hata yapmak kişinin başarısız olduğu anlamına gelmez.
Bir kararın yanlış çıkması kişinin yanlış bir insan olduğunu göstermez.
Bir konuda yeterince iyi performans gösterememek kişinin bütün hayatında yetersiz olduğu anlamına gelmez.
Bir ilişkinin bitmesi kişinin sevilmeye değmez olduğu anlamına gelmez.
Bir işte başarısız olmak kişinin hiçbir konuda başarılı olamayacağı anlamına gelmez.
Ancak hata yapma korkusu yüksek olan kişiler bu ayrımları yapmakta zorlanabilir.
Bu nedenle psikolojik olarak önemli becerilerden biri davranış ile kimliği birbirinden ayırabilmektir.
29. Hata Yapmaktan Korkmak Yerine Hata ile Baş Etmeyi Öğrenmek
Hayatta tamamen hatasız olmak mümkün değildir.
Ancak hata yapıldığında ne yapılacağını öğrenmek mümkündür.
Hata fark edilebilir.
Gerekirse özür dilenebilir.
Yanlış davranış düzeltilebilir.
Bir sonraki sefer farklı bir seçim yapılabilir.
Bazen sonuç değiştirilemez; fakat kişi yaşadığı deneyimden öğrenebilir.
Bu nedenle psikolojik dayanıklılığın önemli parçalarından biri hatasız olmak değil, hata sonrasında toparlanabilmektir.
30. Hata Yapma Korkusu Ne Zaman Psikolojik Destek Gerektirir?
Hata yapma korkusu günlük yaşamınızı belirgin şekilde etkiliyorsa profesyonel destek düşünmek faydalı olabilir.
Özellikle:
- Sürekli karar vermekte zorlanıyorsanız,
- Yeni şeyler denemekten kaçınıyorsanız,
- Hata yapma ihtimali nedeniyle iş veya eğitim fırsatlarını reddediyorsanız,
- Eleştirilme düşüncesi yoğun kaygı yaratıyorsa,
- Yaptığınız hataları uzun süre zihninizde tekrar ediyorsanız,
- Kendinizi sürekli yetersiz veya başarısız hissediyorsanız,
- Mükemmel olmak zorunda olduğunuzu düşünüyorsanız,
- Hata yapmamak için hayatınızı aşırı derecede kontrol etmeye çalışıyorsanız,
- Bu korku ilişkilerinizi veya sosyal hayatınızı etkiliyorsa
bir psikolog veya psikiyatri uzmanından profesyonel değerlendirme almak yararlı olabilir.
Hata Yapma Korkusu Hakkında Sık Sorulan Sorular
Hata yapma korkusu neden olur?
Hata yapma korkusunun altında çocuklukta yoğun eleştirilme, başarısızlık deneyimleri, mükemmeliyetçilik, düşük özsaygı, eleştirilme korkusu, kontrol ihtiyacı ve geçmişte yaşanan olumsuz deneyimler gibi farklı etkenler bulunabilir.
Hata yapmaktan korkmak özgüvensizlik midir?
Her zaman değildir. Hata yapma korkusu özgüvenle ilişkili olabilir ancak tek başına özgüvensizlik anlamına gelmez. Kişinin kaygı düzeyi, geçmiş deneyimleri, mükemmeliyetçilik eğilimleri ve hata kavramına verdiği anlam da değerlendirilmelidir.
Mükemmeliyetçilik hata yapma korkusunu artırır mı?
Evet. Kusursuz olma beklentisi yükseldikçe küçük hatalar daha büyük bir tehdit gibi algılanabilir. Bu da kişinin ertelemesine, kaçınmasına ve kendisini yoğun şekilde eleştirmesine neden olabilir.
Hata yaptıktan sonra sürekli düşünmek normal mi?
Bir olayı değerlendirmek normaldir. Ancak aynı düşüncelerin çözüm üretmeden tekrar tekrar zihinde dönmesi kaygıyı artırabilir ve kişinin günlük yaşamını etkileyebilir.
Hata yapma korkusu çocuklukta oluşur mu?
Çocukluk deneyimleri bu korkunun oluşmasında rol oynayabilir. Özellikle hataların yoğun eleştiri, utanç veya kıyaslamayla karşılandığı ortamlarda çocuk hata yapmayı tehdit olarak öğrenebilir.
Hata yapma korkusu nasıl azaltılır?
Hatanın anlamını fark etmek, kişinin kendisine yönelik sert eleştirisini azaltmak, mükemmeliyetçi düşünceleri sorgulamak, kaçınma davranışlarını fark etmek ve gerektiğinde psikoterapötik destek almak bu süreçte yardımcı olabilir.
Hata yapma korkusu tedavi edilir mi?
Hata yapma korkusunun altında yatan nedenlere göre psikoterapi sürecinde çalışılabilir. Uygun yaklaşım kişinin ihtiyaçlarına ve değerlendirme sonucuna göre belirlenir.
EMDR hata yapma korkusuna iyi gelir mi?
Eğer hata yapma korkusu geçmişte yaşanan travmatik veya yoğun duygusal deneyimlerle bağlantılıysa, uygunluk değerlendirmesi sonrasında EMDR terapi seçeneklerinden biri olabilir. Ancak her hata yapma korkusunun EMDR gerektirdiği söylenemez.
Sonuç: Hata Yapmaktan Korkmak Yerine Hata Yapınca Kendine Güvenebilmek
Hata yapma korkusu çoğu zaman yalnızca “yanlış yapma” korkusu değildir.
Bu korkunun altında kişinin kendisiyle ilgili düşünceleri, geçmiş deneyimleri, eleştirilme korkusu, mükemmeliyetçilik, başarısızlık algısı ve özdeğer anlayışı bulunabilir.
Bazı insanlar için hata yapmak:
“Bir şeyi yanlış yaptım.”
anlamına gelirken, bazıları için:
“Yetersiz olduğum ortaya çıktı.”
anlamına gelebilir.
Aradaki fark oldukça büyüktür.
Sağlıklı olan, hayatı hiç hata yapmadan sürdürmeye çalışmak değildir. Çünkü bu mümkün değildir. Daha sağlıklı olan, hata yaptığımızda bununla baş edebileceğimize, gerektiğinde düzeltebileceğimize, öğrenebileceğimize ve bir hata nedeniyle kendi değerimizi tamamen kaybetmeyeceğimize güvenebilmektir.
Belki de hata yapma korkusunun dönüşmesi gereken temel düşünce şudur:
“Hata yapmayacağım.” değil,
“Hata yaparsam bununla baş edebilirim.”
Çünkü özgüven her zaman doğru karar vereceğine inanmak değildir.
Yanlış karar verdiğinde de kendini toparlayabileceğine inanmaktır.