Kendini Sevmek Gerçekten Ne Demek ?
Kendini Sevmek Gerçekten Ne Demek?
"Kendini sev." Günümüzde psikoloji, kişisel gelişim ve sosyal medyada en sık karşılaştığımız cümlelerden biri. Ancak bu cümle söylendiği kadar kolay anlaşılır olmayabilir.
Çünkü kendini sevmek denildiğinde herkesin aklına farklı bir şey gelebilir. Bazıları kendini sevmenin sürekli kendinden memnun olmak olduğunu düşünür. Bazıları her zaman kendine güvenmek, bazıları ise kendisini diğer insanlardan daha fazla önemsemek olarak algılar.
Oysa kendini sevmek kusursuz olduğunu düşünmek değildir. Her yaptığını doğru bulmak, hiçbir hatanı kabul etmemek veya sürekli kendinden memnun olmak da değildir.
Kendini sevmek; güçlü ve zayıf yönlerinle birlikte kendini insan olarak değerli görebilmek, hata yaptığında kendini tamamen değersizleştirmemek, ihtiyaçlarını fark etmek ve kendinle kurduğun ilişkide sürekli düşman gibi davranmamaktır.
Belki de kendini sevmekle ilgili en önemli nokta şudur:
Kendini sevmek, kendinle her zaman gurur duymak değil; kendinden memnun olmadığın zamanlarda bile kendine düşman olmamaktır.
Kendini Sevmek Ne Demek?
Kendini sevmek, kişinin kendi varlığını değerli görmesi ve kendisine karşı temel düzeyde kabul, saygı ve şefkat geliştirebilmesi anlamına gelir.
Bu durum kişinin her özelliğini sevmesi gerektiği anlamına gelmez.
Örneğin görünüşünden memnun olmadığınız bir özelliğiniz olabilir. Bir davranışınızdan pişman olabilirsiniz. Bir konuda başarısız olmuş olabilirsiniz. Hatta kendinizle ilgili değiştirmek istediğiniz birçok şey olabilir.
Bütün bunlar kişinin kendisini sevmesine engel olmak zorunda değildir.
Çünkü sağlıklı bir kendilik ilişkisi şöyle bir düşünceye dayanabilir:
"Kendimde değiştirmek istediğim şeyler olabilir ama bu, benim değersiz olduğum anlamına gelmez."
Bu ayrım son derece önemlidir.
Kendini Sevmek ile Kendini Beğenmek Aynı Şey mi?
Hayır.
Kendini beğenmek çoğu zaman kişinin belirli özelliklerinden memnun olmasıyla ilgilidir. Görünüşünü, başarısını, sosyal çevresini veya sahip olduğu özellikleri beğenebilir.
Kendini sevmek ise daha derin bir kavramdır.
Kişi kendisini beğenmediği bir dönemde bile kendisine değer verebilir.
Örneğin:
"Bugün kendimi güzel hissetmiyorum."
demek ile:
"Bugün kendimi güzel hissetmiyorum, demek ki değersizim."
demek aynı şey değildir.
İlk cümle geçici bir duygu veya değerlendirmedir. İkinci cümle ise kişinin bütün değerini tek bir özelliğe bağlamaktadır.
Kendini Sevmek ile Kendine Güvenmek Aynı Şey midir?
Kendine güvenmek ve kendini sevmek birbiriyle ilişkili olsa da aynı şey değildir.
Kendine güven, kişinin belirli bir konuda kendi becerilerine inanmasıyla ilgilidir.
Örneğin:
"Bu sunumu yapabileceğime güveniyorum."
bir öz yeterlilik ifadesidir.
Kendini sevmek ise:
"Bu sunumu iyi yapamasam bile değerim bundan ibaret değil."
diyebilmeyi de içerir.
Bu nedenle kişi bazı alanlarda kendine güvenmediği halde kendisine değer verebilir.
Kendini Sevmek Neden Bu Kadar Zor?
Bazı insanlar kendilerini sevmekte neden zorlandıklarını anlamakta güçlük çekebilir. Çünkü çoğu zaman kişi kendisiyle ilgili olumsuz düşüncelerin ne zaman oluştuğunu fark etmeyebilir.
Kendilik algımız yaşam boyunca şekillenir. Çocukluk deneyimleri, aile ilişkileri, arkadaşlıklar, okul hayatı, romantik ilişkiler, başarısızlıklar, eleştiriler, reddedilmeler ve travmatik yaşantılar kişinin kendisi hakkında oluşturduğu düşünceleri etkileyebilir.
Örneğin sürekli eleştirilen bir çocuk zaman içinde:
- "Yeterince iyi değilim."
- "Hata yaparsam sevilmem."
- "İnsanların beni kabul etmesi için başarılı olmalıyım."
- "Benim ihtiyaçlarım önemli değil."
gibi düşünceleri öğrenebilir.
Çocuklukta öğrenilen bu düşünceler yetişkinlik döneminde otomatik hale gelebilir.
Çocuklukta Duyduğumuz Sözler Kendimizi Sevmemizi Etkiler mi?
Çocukluk döneminde kişinin kendisiyle ilgili oluşturduğu algı, yetişkinlikteki kendilik ilişkisini etkileyebilir.
Özellikle çocuğun sürekli olarak başka çocuklarla karşılaştırılması, yalnızca başarıları üzerinden takdir edilmesi veya hatalarının kişiliği üzerinden değerlendirilmesi kendilik algısını olumsuz etkileyebilir.
Örneğin:
"Bak kardeşin senden daha başarılı."
"Sen zaten hiçbir şeyi doğru yapamıyorsun."
"Bu kadar da hassas olunmaz."
gibi mesajlar tekrarlandığında çocuk zamanla yaşadığı problemi davranışından ayırmakta zorlanabilir.
"Bir hata yaptım." demek yerine:
"Ben hatalıyım."
diye düşünmeye başlayabilir.
Bu iki düşünce arasında psikolojik olarak önemli bir fark vardır.
Kendini Sevmemek Nasıl Anlaşılır?
Kendini sevmemek her zaman "Kendimden nefret ediyorum." şeklinde ortaya çıkmaz.
Bazen çok daha sessiz biçimde yaşanabilir.
Örneğin kişi:
- Kendi ihtiyaçlarını sürekli erteleyebilir.
- Hayır demekte zorlanabilir.
- Başkalarının onayına aşırı ihtiyaç duyabilir.
- Küçük hataları bile büyütebilir.
- Kendisiyle sürekli kıyaslama yapabilir.
- Övgü aldığında bunu kabul etmekte zorlanabilir.
- Başarısız olduğunda kendisini ağır biçimde eleştirebilir.
- İlişkilerinde sürekli karşı tarafı kendisinin önüne koyabilir.
- Kendisine iyi davranılmasını hak etmediğini düşünebilir.
Bu davranışların her biri tek başına kişinin kendisini sevmediğini göstermez. Ancak bir bütün olarak değerlendirildiğinde kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin niteliği hakkında fikir verebilir.
Kendini Sevmek Bencillik midir?
Hayır.
Kendini sevmek ile bencillik arasında önemli bir fark vardır.
Bencillik, kişinin sürekli kendi ihtiyaçlarını başkalarının ihtiyaçlarının önüne koyması anlamına gelebilir.
Kendine değer vermek ise kişinin hem kendi ihtiyaçlarını hem de başkalarının ihtiyaçlarını dikkate alabilmesidir.
Örneğin:
"Benim de dinlenmeye ihtiyacım var."
demek bencillik değildir.
"Ben yoruldum, bu nedenle bugün yardım edemeyeceğim."
diyebilmek sağlıklı sınırların bir parçası olabilir.
Kendini Sevmek Sürekli Mutlu Olmak Demek midir?
Hayır.
Kendini seven bir insan da üzülür, öfkelenir, hata yapar, kıskanır, korkar ve zaman zaman kendisinden memnun olmayabilir.
Kendini sevmek olumsuz duyguların ortadan kalkması değildir.
Asıl mesele, kişi zorlandığında kendisine nasıl davrandığıdır.
Örneğin başarısız olduğunuzda:
"Ben zaten hiçbir şeyi beceremiyorum."
demek yerine:
"Bu konuda istediğim sonucu alamadım. Üzgünüm ama bu benim bütün değerimi belirlemiyor."
diyebilmek daha sağlıklı bir kendilik ilişkisine işaret edebilir.
Özşefkat Nedir ve Kendini Sevmeyle Nasıl İlişkilidir?
Özşefkat, kişinin zorlandığı veya hata yaptığı zamanlarda kendisine anlayışlı ve destekleyici bir tutumla yaklaşabilmesidir.
Çoğu insan yakınındaki bir arkadaşına yaptığı hatadan dolayı üzülürken destek olabilir.
"Her insan hata yapabilir."
"Bu kadar ağır konuşma kendine."
"Elinden geleni yaptın."
diyebilir.
Ancak aynı kişi kendi hatasında çok daha sert bir dil kullanabilir.
Kendini sevmeyi öğrenmenin önemli parçalarından biri, başkalarına gösterdiğimiz anlayışın bir kısmını kendimize de gösterebilmektir.
Kendine Sürekli Kötü Konuşmak Neden Zararlıdır?
İç konuşmalarımız kendimizle kurduğumuz ilişkinin önemli bir parçasıdır.
"Salaksın.", "Beceriksizsin.", "Yine mahvettin.", "Sen zaten böylesin." gibi ifadeler sık tekrarlandığında kişi kendisini sürekli eleştiren bir iç ses geliştirebilir.
Bir süre sonra bu ses o kadar otomatik hale gelebilir ki kişi bunun bir düşünce olduğunu bile fark etmeyebilir.
Bu nedenle kendini sevmeyi öğrenmek çoğu zaman sadece olumlu cümleler söylemekten değil, kendine yönelik aşırı sert ve genelleyici düşünceleri fark etmekten geçer.
Kendini Sevmek İçin Önce Kendini Tanımak Gerekir
Kendini tanımadan kendini kabul etmek zor olabilir.
Kendini tanımak; neleri sevdiğinizi, nelerden hoşlanmadığınızı, hangi durumlarda zorlandığınızı, ihtiyaçlarınızı, sınırlarınızı ve değerlerinizi fark etmeyi içerir.
Bazen kişi yıllarca çevresinin beklentilerine göre yaşadığı için kendi isteklerini ayırt etmekte zorlanabilir.
"Sen ne istiyorsun?" sorusu sorulduğunda:
"Bilmiyorum."
cevabını vermek zorunda kalabilir.
Bu durumda kendini sevmekten önce kendini keşfetme sürecine ihtiyaç duyulabilir.
Kendini Kabul Etmek Ne Demektir?
Kendini kabul etmek, kişinin kendisini değiştirmesi gereken hiçbir şey olmadığını düşünmesi değildir.
Kendini kabul etmek:
"Şu an olduğum halimi görüyorum ve kendimi yalnızca ideal halime ulaştığımda değerli kabul etmiyorum."
diyebilmektir.
Bir insan kendisini kabul ederken aynı zamanda gelişmek isteyebilir.
Örneğin:
"Kendimi kabul ediyorum ama öfkemi daha iyi yönetmek istiyorum."
"Kendimi kabul ediyorum ama daha sağlıklı yaşamaya çalışacağım."
"Kendimi kabul ediyorum ama iletişim biçimimi değiştirmek istiyorum."
Bu iki durum birbiriyle çelişmez.
Kendini Sevmek Değişmek İstememek Anlamına Gelir mi?
Hayır.
Kendini sevmek ile kişisel gelişim birbirinin karşıtı değildir.
Sağlıklı değişim:
"Şu an değersizim, değişirsem değerli olurum."
düşüncesinden değil,
"Kendime değer veriyorum ve hayatımı daha iyi hale getirmek istiyorum."
düşüncesinden beslenebilir.
Bu ayrım, kişinin değişim sürecinde kendisine karşı daha gerçekçi davranmasına yardımcı olabilir.
Kendini Sevmek ile Onay İhtiyacı Arasındaki İlişki
Kendisini yeterince değerli hissetmeyen kişi dışarıdan gelen onaya daha fazla ihtiyaç duyabilir.
"Benim hakkımda ne düşünüyorlar?"
"Beni beğendiler mi?"
"Acaba yanlış bir şey söyledim mi?"
"Benimle ilgili kötü düşünüyor olabilirler mi?"
gibi sorular kişinin zihninde sürekli yer alabilir.
Elbette başkalarının düşüncelerini önemsemek normaldir. Ancak kişinin kendi değerini neredeyse tamamen başkalarının değerlendirmelerine bağlaması uzun vadede yorucu olabilir.
Kendini sevmeyi öğrenmek, başkalarının düşüncelerini tamamen önemsememek değil; başkalarının düşüncelerinin kendi değerimizi belirlemesine izin vermemeyi öğrenmektir.
Kendini Sevmek ile Sınır Koymak Arasındaki Bağ
Kendisine değer veren kişi kendi ihtiyaçlarının da önemli olduğunu kabul etmeye başlar.
Bu durum ilişkilerde sınır koymayı kolaylaştırabilir.
"Hayır diyemiyorum."
"Kimseyi kırmak istemiyorum."
"İnsanlar beni terk etmesin diye her şeyi kabul ediyorum."
gibi düşünceler kişinin kendi ihtiyaçlarını sürekli ikinci plana atmasına neden olabilir.
Sağlıklı sınır:
"Seni önemsiyorum ama bunu yapmak benim için uygun değil."
diyebilmektir.
Bu, karşı tarafı değersizleştirmek anlamına gelmez.
Kendini Sevmek İlişkilerimizi Nasıl Etkiler?
Kişinin kendisiyle kurduğu ilişki, diğer insanlarla kurduğu ilişkileri de etkileyebilir.
Kendisini sürekli değersiz gören bir kişi ilişkilerinde:
- Terk edilmekten çok korkabilir.
- Aşırı fedakârlık yapabilir.
- Kendi ihtiyaçlarını ifade etmekte zorlanabilir.
- Karşı tarafın sevgisini sürekli test edebilir.
- Kıskançlık yaşayabilir.
- İlişkide karşı tarafın ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koyabilir.
Bunların her biri tek başına sağlıksız ilişki anlamına gelmez. Ancak kişinin kendi değerini ilişkisinin devamına veya partnerinin davranışlarına tamamen bağlaması ilişkisel açıdan zorlayıcı olabilir.
Kendini Sevmeyi Öğrenmek Mümkün mü?
Evet. Kendine yönelik tutum değiştirilebilir.
Ancak bu genellikle bir gecede gerçekleşmez.
Özellikle kişinin çocukluktan beri kendisi hakkında olumsuz düşünceleri varsa, yalnızca aynaya bakıp "Kendimi seviyorum." demek bu düşüncelerin tamamını değiştirmeyebilir.
Değişim çoğu zaman kişinin:
- Kendisini eleştirme biçimini fark etmesi,
- Gerçekçi olmayan beklentilerini değerlendirmesi,
- İhtiyaçlarını tanıması,
- Sınırlarını fark etmesi,
- Geçmiş deneyimlerin bugünkü kendilik algısına etkisini anlaması,
- Kendisine karşı daha şefkatli bir dil geliştirmesi
ile zaman içinde gerçekleşebilir.
Kendini Sevmek İçin Günlük Hayatta Neler Yapılabilir?
Kendini sevmek yalnızca zihinsel bir düşünce değildir. Günlük davranışlarla da desteklenebilir.
Kendinize Nasıl Konuştuğunuzu Fark Edin
Bir hata yaptığınızda kendinize ne söylediğinizi gözlemleyin.
Aynı hatayı yapan sevdiğiniz bir arkadaşınıza aynı cümleyi söyler miydiniz?
Eğer cevap hayırsa, kendinize yönelik dilinizi yeniden değerlendirmek faydalı olabilir.
İhtiyaçlarınızı Ertelemeyin
Dinlenmek, yalnız kalmak, sosyalleşmek, yardım istemek veya bir şeye hayır demek de ihtiyaç olabilir.
Kendi ihtiyaçlarınızı sürekli olarak başkalarının ihtiyaçlarından sonra düşünmek zorunda değilsiniz.
Kendinizi Başkalarıyla Sürekli Kıyaslamayın
Sosyal medya özellikle kişinin kendi hayatını başkalarının seçilmiş görüntüleriyle karşılaştırmasına neden olabilir.
Ancak gördüğünüz şey çoğu zaman bir insanın hayatının tamamı değil, seçilmiş bir bölümüdür.
Hatalarınızı Kimliğinizden Ayırın
"Bir hata yaptım." ile "Ben hatayım." aynı şey değildir.
İnsan davranışlarını değiştirebilir. Bir davranışın yanlış olması kişinin bütün değerini ortadan kaldırmaz.
Küçük Başarıları Fark Edin
Kendini sevmek için sürekli büyük başarılar elde etmek gerekmez.
Zor bir günün içinde sorumluluklarınızı yerine getirmek, bir sınır koymak, yardım istemek veya kendinize zaman ayırmak da önemlidir.
Kendini Sevmek İçin Sürekli Olumlu Düşünmek Gerekir mi?
Hayır.
Gerçekçi olmayan olumlu düşünceler bazen kişinin yaşadığı duyguyla çelişebilir.
Örneğin kendisini değersiz hisseden bir kişiye "Ben dünyanın en harika insanıyım." demek inandırıcı gelmeyebilir.
Bunun yerine daha gerçekçi cümleler kullanılabilir:
- "Şu anda kendimi yeterli hissetmiyorum ama bu bir duygu."
- "Hata yaptım ve bunu düzeltebilirim."
- "Başkalarının beni onaylamaması değersiz olduğum anlamına gelmez."
- "Zorlanıyor olmam başarısız olduğum anlamına gelmez."
- "Kendime daha anlayışlı davranmayı öğrenebilirim."
Kendini Sevmek ile Özsaygı Arasındaki Fark
Özsaygı, kişinin kendisine yönelik değer ve saygı duygusuyla ilişkilidir. Kendini sevmek ise kişinin kendisiyle kurduğu daha geniş ve şefkatli ilişkiyi ifade eder.
İkisi birbirini destekleyebilir.
Özsaygısı sağlıklı olan kişi kendi ihtiyaçlarını önemseyebilir, sınırlarını koruyabilir ve başarısız olduğunda kendisini tamamen değersizleştirmeyebilir.
Ancak özsaygı da yalnızca başarıya bağlandığında kırılgan hale gelebilir.
Başarılı Olmadan da Kendimi Değerli Hissedebilir miyim?
Kendilik değerini yalnızca başarıya bağlamak kişinin yaşamını oldukça yorucu hale getirebilir.
"Başarılıysam değerliyim."
"İyi görünüyorsam değerliyim."
"İnsanlar beni seviyorsa değerliyim."
gibi koşullu değer anlayışında kişi sürekli yeni bir kanıt üretmek zorunda kalabilir.
Bir başarı elde edildiğinde kısa süreli rahatlama yaşanabilir. Ancak daha sonra yeni bir hedef ortaya çıkar.
Bu nedenle kişinin kendi değerini yalnızca performansından, görünüşünden veya başkalarının onayından bağımsız şekilde değerlendirebilmesi önemlidir.
Kendini Sevmeyi Öğrenemiyorsanız Psikoterapi Yardımcı Olabilir mi?
Kişinin kendisiyle ilgili olumsuz düşünceleri uzun yıllardır devam ediyorsa veya ilişkilerini, iş hayatını ve günlük yaşamını etkiliyorsa psikoterapi bu örüntüleri anlamaya yardımcı olabilir.
Terapi sürecinde kişinin kendilik algısı, çocukluk deneyimleri, ilişki örüntüleri, temel inançları, öz eleştiri biçimi ve sınırları ele alınabilir.
Özellikle:
- "Ben yeterli değilim."
- "Sevilmek için bir şeyler yapmalıyım."
- "Hata yaparsam terk edilirim."
- "Benim ihtiyaçlarım önemli değil."
- "Herkesi memnun etmeliyim."
gibi kökleşmiş düşünceler kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi etkiliyorsa terapi sürecinde bunların kaynakları ve bugünkü etkileri çalışılabilir.
EMDR Kendini Sevmeyi Öğrenmede Kullanılır mı?
EMDR doğrudan "kendini sevme" öğretisi değildir. Ancak kişinin kendisiyle ilgili olumsuz inançlarının geçmişte yaşanan yoğun veya travmatik deneyimlerle bağlantılı olduğu durumlarda EMDR terapi sürecinde değerlendirilebilir.
Örneğin çocuklukta sürekli aşağılanmış, reddedilmiş veya değersiz hissettirilmiş bir kişi yetişkinlik döneminde:
"Ben değersizim."
şeklinde güçlü bir inanç taşıyor olabilir.
Bu inanç bugünkü ilişkilerde, iş hayatında veya sosyal yaşamda tetiklenebilir.
EMDR gibi travma odaklı yaklaşımlar, uygun olduğu değerlendirilen durumlarda geçmiş deneyimlerin bugünkü duygusal etkilerinin çalışılmasına yardımcı olabilir.
Hangi terapi yönteminin kullanılacağı kişinin ihtiyaçları ve uzman değerlendirmesi doğrultusunda belirlenmelidir.
Kendini Sevmek Bir Hedef Değil, Kendinle Kurduğun İlişkiyi Değiştirme Sürecidir
Kendini sevmek bazen yanlış biçimde bir hedef gibi anlatılır:
"Bir gün kendimi tamamen seveceğim ve artık hiçbir problem yaşamayacağım."
Oysa insanın kendisiyle ilişkisi zaman içinde değişebilir.
Bazı günlerde kendimizden memnun olabiliriz. Bazı günlerde ise kendimizi eleştirebiliriz. Önemli olan kötü hissettiğimiz anlarda kendimize nasıl davrandığımızdır.
Kendini sevmek:
- Her zaman kendinden memnun olmak değildir.
- Hatalarını görmezden gelmek değildir.
- Bencil olmak değildir.
- Başkalarının düşüncelerini önemsememek değildir.
- Sürekli pozitif düşünmek değildir.
- Kusursuz olduğuna inanmak değildir.
Kendini sevmek daha çok şunları söyleyebilmektir:
"Eksiklerim olabilir."
"Hatalarım olabilir."
"Değiştirmek istediğim yönlerim olabilir."
"Ama bütün bunlar benim insan olarak değerimi ortadan kaldırmaz."
Kendini Sevmek Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kendini sevmek tam olarak ne demek?
Kendini sevmek, kişinin kendisini kusursuz görmesi değil; güçlü ve zorlandığı yönleriyle birlikte kendisine değer vermesi, ihtiyaçlarını önemsemesi ve hata yaptığında kendisini tamamen değersizleştirmemesidir.
Kendimi sevmiyorum, nereden başlamalıyım?
İlk adım kendinizi zorla sevmeye çalışmak yerine kendinize nasıl davrandığınızı fark etmek olabilir. İç konuşmalarınızı, kendinizi eleştirme biçiminizi, sınırlarınızı ve başkalarının onayına ne kadar ihtiyaç duyduğunuzu gözlemleyebilirsiniz.
Kendini sevmek bencillik midir?
Hayır. Kendine değer vermek kişinin başkalarını önemsememesini gerektirmez. Sağlıklı özdeğer, kişinin kendi ihtiyaçlarını da başkalarının ihtiyaçları kadar dikkate alabilmesini içerir.
Kendini sevmek için özgüvenli olmak gerekir mi?
Hayır. Kişi bazı konularda kendisine güvenmediği halde kendisine değer verebilir. Özgüven belirli alanlardaki yeterlilik algısıyla, kendini sevme ise kişinin kendisiyle kurduğu daha genel ilişkiyle ilgilidir.
Kendini sevmek neden bu kadar zor?
Çocukluk deneyimleri, eleştirilme, reddedilme, travmatik yaşantılar, başarısızlıklar, ilişkiler ve kişinin kendisine yönelik öğrenilmiş olumsuz düşünceleri kendini sevme konusunda zorlanmasına katkıda bulunabilir.
Kendini sevmeyi öğrenmek mümkün mü?
Evet. Kişinin kendisiyle konuşma biçimi, sınırları, ihtiyaçları ve kendilik algısı zaman içinde değişebilir. Gerekli durumlarda psikoterapi de bu sürecin anlaşılmasına ve desteklenmesine yardımcı olabilir.
Kendini sevmek için kendimdeki her şeyi beğenmek zorunda mıyım?
Hayır. Kendini kabul etmek ve kendini sevmek, her özelliğinizden memnun olmanız anlamına gelmez. Bir özelliğinizi değiştirmek istemeniz, kendinize değer vermediğiniz anlamına gelmez.
Kendini sevmemek depresyon belirtisi olabilir mi?
Kendilik değeriyle ilgili yoğun olumsuz düşünceler depresyon gibi bazı psikolojik durumlarda görülebilir. Ancak tek başına kendini sevmemek depresyon tanısı anlamına gelmez. Kişinin diğer belirtileri ve genel işlevselliği birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuç: Kendini Sevmek Kendinden Vazgeçmemektir
Kendini sevmek belki de günümüzde en çok kullanılan ancak en az doğru anlaşılan psikolojik kavramlardan biridir.
Kendini sevmek, aynaya bakıp kendinize sürekli güzel olduğunuzu söylemekten veya her koşulda kendinizden memnun olmaktan ibaret değildir.
Bazen kendini sevmek çok daha sessiz bir davranıştır.
Yorulduğunuzda dinlenmektir.
İstemediğiniz bir şeye hayır diyebilmektir.
Hata yaptığınızda kendinizi insanlığınızdan çıkarmamaktır.
Bir başkasının sizi seçmemesini kendi değersizliğinizin kanıtı olarak görmemektir.
Herkesi memnun edemeyeceğinizi kabul etmektir.
Kendinizi başkalarının hayatıyla sürekli kıyaslamamaktır.
Ve belki de en önemlisi:
Kendinizden memnun olmadığınız günlerde bile kendinizi terk etmemektir.
Çünkü sağlıklı bir kendilik ilişkisi, kişinin kendisini yalnızca başarılı, güzel, üretken veya başkaları tarafından sevildiği zamanlarda değerli görmesi üzerine kurulmaz.
İnsan bazen başarısız olabilir. Yanlış karar verebilir. Bir ilişkiyi kaybedebilir. Hata yapabilir. Yetersiz hissedebilir. Kendinden hoşlanmadığı dönemlerden geçebilir.
Bütün bunlar insan olmanın parçalarıdır.
Kendini sevmek ise tüm bunların ortasında kendinize şunu söyleyebilmektir:
"Değişmek istediğim yönlerim olabilir. Hatalarım olabilir. Zorlandığım dönemler olabilir. Ama bütün bunlara rağmen kendime değer vermekten vazgeçmeyeceğim."
Eğer kendinizle kurduğunuz ilişki uzun zamandır yoğun eleştiri, değersizlik, suçluluk veya yetersizlik duyguları üzerinden ilerliyorsa, bu döngüyü tek başınıza değiştirmek zorunda değilsiniz. Bir ruh sağlığı uzmanından destek almak, bu düşüncelerin nereden geldiğini anlamanıza ve kendinizle daha sağlıklı bir ilişki kurmanıza yardımcı olabilir.